Hacettepe Üniversitesi, İletişim Bilimleri Bölümü/ Toplumsal Cinsiyet ve Medya dersi kapsamında yaptığımız «Oyuncaklarda Cinsiyet Farklılıkları» adlı çalışmada, Ankara’da bulunan Metromall AVM’de çekimlerimizi gerçekleştirdik.

Daha önce çok dikkatimizi çekmeyen bir konu olmasına rağmen, oyuncakçıya attığımız ilk adımda dahi kontrastı fark ettik. Oyuncak sektörünün ve perakende satış stratejilerinin, cinsiyet rolleri üzerindeki etkisine ve devamında bunun uygulanışına gözlerimizle şahit olduk.

Kız çocuklarına; daha 0-4 yaş bandından itibaren dayatılan renk ve güzellik algıları, oyuncak bebek, pelüş hayvanlar ve bisikletlerine varana kadar türlü oyuncaklarla somutlaşmış şekilde. Medya ve televizyonla desteklenen reklamlar ise bu algıyı pekiştiriyor. Mağazalar ise arz-talep dengesini bahane ederek, cinsiyet rolleri üzerindeki ayrışmada pay sahibi oluyor. Daha çok pembe-mor-kırmızı gibi renklerle donatılan reyonlar, adeta Barbie’s House imgesi sunmakta.

Bu durumun erkeklerde de uygulandığını; özellikle de şiddet, araba ve inşaat içerikli oyuncaklarla dayatıldığını görmekteyiz. Mavi-Yeşil-Siyah renklerin baskın olduğu reyonlar, aradaki kontrastı net bir şekilde gözler önüne sermektedir.

Kız çocuklarında dikkati çeken imgeler daha çok, ev işleri, moda olurken, erkek çocuklarında ise daha mesleki beceriler üzerine pratikler yapabilecekleri oyuncaklar, patriyarkanın bu sektörde ne kadar hakim olduğunun kanıtıdır.